ENDERUN

ÜNİVERSİTE - AKADEMİ - BİLİM DÜNYASI

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Anasayfa Akademik Haberler Antalya Teknokentinde Önemli Buluşlar Gerçekleştiriliyor

Antalya Teknokentinde Önemli Buluşlar Gerçekleştiriliyor

E-posta Yazdır


Akdeniz Üniversitesi (AÜ) bünyesindeki Antalya Teknokenti, 21. yüzyılın endüstriyel devrimi olarak nitelendirilen nanoteknolojiyi kullanarak, hayatı kolaylaştıracak iki buluşa imza attı.

Prof. Dr. Ertuğrul Arpaç Prof. Dr. Ertuğrul Arpaç öncülüğündeki ekip, nanoteknolojisi ile "antibakteriyel su itici kolay temizlenen kaplama" ile "çizilmeye dayanıklı nano cam kaplama" üretti.

AÜ Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Arpaç, yaptığı açıklamada, araştırma görevlisi Nadir Kiraz, doktora öğrencisi Esin Burunkaya ve yüksek lisans öğrencisi Ömer Kesmez'den oluşan ekiple 1,5 yıl süren çalışma sonunda, buluş olarak nitelenen iki ayrı ürünü ortaya çıkardıklarını bildirdi.

Akdeniz Üniversitesi bünyesinde 2006 yılında kurulan Antalya Teknokenti'nde tamamı Türk bilim insanlarından oluşan kadrosuyla hizmet veren Nanoen Arge Danışmanlık Limited Şirketi olarak, şimdiye kadar yurt dışından getirilen su itici kaplamayı, yeni bir sistemle Türkiye'de ürettiklerini belirten Prof. Dr. Arpaç, tüm cam, ahşap, kağıt, karton yüzeylerde kullanılabilecek bu kaplamanın, bakteriye neden olan flor maddesi içermeyen özellikte üretildiğini açıkladı.

Türkiye'de de yapı marketlerde satılan, ev ve iş yerlerindeki cam, ahşap, duşakabin ve seramiklerde temizlikte su itici olarak kullanılan ithal kaplamayı, kendilerinin geliştirerek antibakteriyel özellikte ürettiklerini dile getiren Arpaç, şunları söyledi:

Nanoteknoloji''Su itici kaplamalar yurt dışından geliyordu. Bu çözeltilerin flor içerme özelliği var. Flor sprey şeklinde uygulandığı için akciğerde ciddi sorunlara neden oluyor. Florun ozon tabakasına da etkisi olduğu için kullanılması tercih edilmeyen ürünlerdir. Biz içerisinde flor içermeyen aynı sistemdeki ürünü yapabilir miyiz diye yola çıktık ve bunu geliştirdik.''

Evlerde yoğun olarak kullanılan duşa kabinler ve küvetlerin etrafına slikon çekildiğini, zamanla burada bakteri oluştuğunu ifade eden Arpaç, şu bilgileri verdi:

"Ürünü geliştirirken ilk etapta duşa kabinlerin camlarında kullanmayı düşündük. Antibakteriyel hale getirmek için çalıştık. Sonunda flor içermeyen, çevre dostu, antibakteriyel özellik gösteren bir sistem geliştirdik. Çevre dostu, su itici antibakteriyel sistem olarak, Nanofop Antibakteriyel Su İtici Kolay Temizlenen Kaplama ismiyle Türk Patent Enstitüsü'nden patent aldık. Bu sistem, için yaklaşık 1,5 yıllık bir çalışmanın ürünüdür. Akdeniz Üniversitesi'nin ürünüdür. Bir buluştur."



ÜRETİMİ İLK KEZ ÜNİVERSİTE YAPACAK

Prof. Dr. Arpaç, su itici kaplamanın cam yüzeylerde, duşa kabinlerde, araçların yan camlarında, tahta yüzeylerde, kağıt, metal, tuğla, mermer, granit, bina dış yüzeyleri ve arkeolojik eserler gibi akla gelen tüm yüzeylerde kullanabildiğini, kaplama spreyin sıkılacağı parke ya da laminantın artık su emme derdinin olmayacağını vurguladı.

Prof. Dr. Arpaç, ''Duşa kabin camları ya da araba camlarına su geldiği zaman ürettiğimiz kaplama, sprey olarak sıkıldığında yüzeydeki su, tutulmadan akabiliyor. Kaplama, metaller, bakır, pirinç, alüminyum, seramik yüzeylerde de uygulanabilir. Antibakteriyel olması nedeniyle ameliyathanelerde kullanımı da son derece hijyenik olacaktır'' diye konuştu.

Su tutmayan ve bakteriyi yüzeyde barındırmayan ürünün, az su ile deterjan kullanımını da beraberinde getirdiğini ve böylece tasarruf sağladığını dile getiren Arpaç, çevre dostu ürünü, önceki AR-GE uygulamalarından farklı olarak ilk kez AÜ Antalya Teknokenti olarak kendilerinin üreterek, satışa sunacaklarını bildirdi.

Daha önce, Antalya Teknokenti olarak ürünleri geliştirdikten sonra şirketlere devrettiklerini ancak ilk kez bir farklı yöntem izleyerek kendi isim patentini aldıklarını ve Türkiye'de kendilerinin kullanıma sunacaklarını bildiren Arpaç, "Çok pozitif sonuçlar geliyor. Antibakteriyel Su itici Kolay Temizlenen Kaplama'nın üretimini AÜ Teknokent bünyesinde yapmayı düşünüyoruz. Broşürünü de hazırladık. Nanofop adıyla markası tescil edildi. Geniş bir kullanım alanı olacağı düşünüyoruz. Şu anda Türkiye'den yoğun talep geliyor."

Arpaç, inşaat sektörünün en büyük sorunlarından birinin de kullanılan malzemelerin su emmesi olduğunu, inşaatlardaki tuğlalarda da bu kaplama ile su tutma sorunun ortadan kalkacağını dile getirerek, narenciye ihracatında sebze ve meyve kartonlarının nem tutması sorunun da bu kaplama ile ortadan kalkacağını kaydetti. İhraç edilen sebze ve meyvede oluşan bakteri sorunun da kaplama sayesinde sona ereceğini dile getiren Arpaç, "Kaplamanın flor içermemesi, insan sağlığı ve çevre dostu olması açısında önemlidir" dedi.

Evlerde ve iş yerlerinde sıklıkla kullanılan su ısıtıcıların tabanını da bu ürünle kapladıklarını, ürünün kireç önleme özelliğine de sahip olduğunu vurgulayan Arpaç, özellikle Antalya gibi suyu çok kireçli kentlerde su itici kaplamanın yaygın kullanılacağını söyledi.


İKİNCİ BULUŞ MÜJDESİ

Prof. Dr. Ertuğrul Arpaç, Antalya Teknokenti bünyesinde ''Çizilmeye Dayanıklı Nano Cam Kaplama''yı da ürettiklerini açıkladı.

Ütü, tost makineleri gibi sert teflon yüzeylere uygulanacak kaplamanın cam olmasına rağmen çatlama yapmadığını, kireçlenmeye de engel olacağını bildiren Arpaç, şöyle konuştu:

"Şu ana kadar ütülerde kullanılan kaplamalar, düğme ve fermuara geldiğinde çizilme yapıyordu. Ütülenen kumaşlar ve tekstil ürünleri de deterjan artıklarından etkileniyor. Biz, bunun önüne geçen kaplama yaptık. Dayanıklı cam kaplamalı ürünün tabanı çizilmiyor, yüzeyde kireç tutulması da artık mümkün değil."

Dekoratif görünüm kazandırarak cam kaplamayı renklendirdiklerini, ütü ve tost makinelerindeki teflonlara, altın sarısı, bakır ve füme görünümlü yüzey oluşturduklarını anlatan Arpaç, bütün denemeleri tamamlanan ürünün Gebze'de bir şirket tarafından üretilerek, piyasaya sunulacağını bildirdi. Arpaç, esnek özelliğiyle 90 derece kıvrılabilen cam kaplamanın, ütülerde çok kısa süre içerisinde kullanılacağını söyledi.

Üniversite bünyesinde ilk patentin 1993 yılında alındığını belirten Arpaç, AÜ bünyesinde bir antibakteriyel kaplama laboratuvarının kurulduğunu açıkladı.
 
Prof. Dr. Arpaç, önce küçük aletlerin satın alınmasıyla başlayan çalışmalarda Şişecam, Arçelik, Hyundai Assan gibi şirketlerden projeler almaya başladıklarını anlattı:
 
"
Üniversitede edinilen bilgilerin teknolojiye dönüştürülmesinde çok hızlı hareket ettiğimiz için kişilerle ilişki kurabiliyorduk veya proje bazında anlaşabiliyorduk. Bu da sonuç getirdi. 15'e yakın sanayi projesi yapıldı. Daha sonra teknokent şekillenmeye başladığı anda, 'Teknokentte acaba böyle bir şey yapabilir miyiz?' diye düşündük.
 
Geçen sene eylül-ekim aylarında Teknokent içinde bir şirket oluşturduk. Daha sonra kuluçka merkezinde küçük bir odada NANOen adında bir şirket kurduk. Orada güzel bir laboratuvarımız var, tozsuz bir odamız var. Şirketlere göndereceğimiz kaplamaları orada yapıyoruz. Dışarıdan hiçbir elemanımız yok.
 
Elemanlar yüksek lisans, doktora öğrencileri. Başka üniversitelerden de öğrenciler staj yapaya buraya geliyorlar. Toplam 7 kişiyiz. Araştırma projelerinde yurtdışında şöyle bir kanı vardır: 'Mevcut 100 projeden 5'i başarılı olursa çok büyük bir başarıdır.' Biri bile başarılı olsa çok büyük bir başarı kabul edilir. Bizim son zamanlarda yaptığımız projelerin yüzde 70-80'inde başarı var.
"
 
Firmanın nano teknoloji alanında yürüttüğü çalışmalarla kısa sürede uluslararası arenada tanınmaya başladığını vurgulayan Prof. Dr. Arpaç, Almanya'daki bazı şirketlere ait projelerden bazılarının Antalya'dan yürütüldüğünü belirterek, "Onlar sadece projeyi yapıyormuş gibi görünüyorlar ama projeyi yapan ekip burası" dedi.


Antalya Teknokenti
 
Antalya Teknokenti, BATEK-Batı Akdeniz Teknokent AŞ Yönetici Şirketi adı altında 2004 yılında kuruldu.
 
Şirketin ismi, yaklaşık bir yıl önce Batı Akdeniz isminin uluslararası terminolojide uygun olmayacağı düşünülerek Antalya Teknokent AŞ haline getirildi.
 
Akdeniz Üniversitesi ve sanayi ortaklığı ile teknoloji ve arge çalışmalarının teşvik edilerek içinde bulunulan bölgenin kalkınması, ülke sanayisinin gelişmesi, ihracatın artırılması ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün yükseltilmesi amacıyla faaliyet gösteren teknokentte, 25 firma faaliyet gösteriyor.
 
Büyük çoğunluğu yazılım üzerine faaliyet gösteren şirketler arasında bulunan NANOen ise nano teknoloji alanında çalışma yapan tek firma durumunda bulunuyor.