ENDERUN

ÜNİVERSİTE - AKADEMİ - BİLİM DÜNYASI

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
ENDERUN: Üniversite - Akademi - Bilim Dünyası

Türkiye Belge Sağlama Sistemi (TÜBESS) İstanbul Çalıştayı

E-posta Yazdır PDF

Türkiye Belge Sağlama Sistemi (TÜBESS) İstanbul Çalıştayı

17 Haziran 2011 Cuma
Özyeğin Üniversitesi Oditoryum A01

Kuşbakışı Cad. No:2 Altunizade Üsküdar, İstanbul 


DPT Bilgi Toplumu Stratejisi (2006-2010) ve Ek Eylem Planının 38. Maddesinde yer alan E-Entegre Kütüphane Sistemi (EE-KS) kapsamında Türkiye Belge Sağlama Sistemi (TÜBESS) yazılımı gerçekleştirilmiştir.

Bu kapsamda, sistemin tanıtımının yapılacağı ve katılımcıların görüş ve önerilerinin alınacağı bir çalıştay düzenlenmiştir. 

Rektörlük Yazısı 


Devamını oku...
 

Macar Akademisyenler Tökeli İmre Anıtı ve Macar Anı Evi’ni Eiyaret Etti

E-posta Yazdır PDF

Macar Bilimler Akademisi’nde görevli akademisyenler ve Macar Türk Dostluk Derneği üyeleri Seka Park bağlantı köprüsünün hemen yanında bulunan Tökeli İmre Anıtı ve Macar Anı Evi’ni ziyaret etti.

Macar Akademisyenler Tökeli İmre Anıtı ve Macar Anı Evi’ni Eiyaret EttiTökeli İmre Dostluk Derneği Başkanı İbrahim Sarı ve Kocaeli Sivil İnisiyatif Platformu Başkanı Numan Gülşah nezaretinde gerçekleşen ziyarete Macar Bilimler Akademisi üyesi Dr. F. Toth Tibor ile Budapeşte Macar Türk Dostluk Derneği genel sekreteri Edit Tasnadi ve diğer akademisyenler katıldı. Ziyarete katılan heyet ilk olarak Tökeli İmre’nin anıtı önünde milli marşlarını okuyarak kendi ülkelerinin bayrağını anıta taktı.

Ziyarette konuşma yapan Numan Gülşah, “Türkiye ile Macaristan arasındaki tarihi bağlar açısından çok önemli isim olan ve bir dönem yaşadığı Kocaeli'nin Kartepe İlçesi'nde Ölen Macar Kralı Tökeli İmre için yapılan anıt, iki ülke arasındaki dostluk bağlarını da kuvvetlendirmektedir. Macaristan’ın en önemli özgürlük savaşçısı olan Tökeli İmre anılarıyla ve ruhuyla bu şehirde yaşamaktadır. Bizlerde bu değere sahip çıkmaya çalışıyoruz. 2010 yılı İzmit dünyanın hoşgörü kenti ilan edildi. Roma İmparatoru Konstantin'in 311 yılında bütün dünyaya deklare ettiği 'hoşgörü' bildirgesinin 1700. yılı dolayısıyla gelecek yıl İzmit'te, Medeniyetler Şehri İzmit Hoşgörü Etkinlikleri yapılacak. Bizler de sivil gruplar olarak 20 Nisan’da taç giyme törenini canlandıracağız. 15 Haziran tarihinde de Budapeşte’de Macaristan ve Türk motifleri ile işlenmiş elbise defilesi düzenleyeceğiz. Bu serginin Macaristan’ın AB dönem başkanı olduğu döneme denk getirmeye özen gösterdik." dedi.

Macar Türk Dayanışma Derneği genel sekreteri Edit Dasnadi ise böyle bir müzenin Macaristan dışında bir ülkede bulunmasının kendileri açısından çok önemli olduğunu ifade etti.

Tökeli İmre Anıtı
Kocaeli - Tökeli İmre Anıtı

 

Doç. Dr. Çağan Hakkı Şekercioğlu, 2011 Yılının ''Yeni Kâşifi'' Seçildi

E-posta Yazdır PDF


WASHINGTON - Türk bilim insanı Doç. Dr. Çağan Hakkı Şekercioğlu, National Geographic dergisince 2011 yılının ''yeni kaşifi'' seçildi.

Çağan Şekercioğlu

Utah Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi, Kars KuzeyDoğa Derneği Başkanı, kuş bilimci ve ekolog Şekercioğlu, derginin, 2011 yılının genç, öncü ve vizyon sahibi, keşfin, maceranın ve küresel sorunların çözümünde sınırları zorlayan bir sonraki neslin yenilikçi bilim insanlarını belirlediği 14 kişilik listede yer alan tek Türk bilim insanı oldu. 

National Geographic'in Yeni Kaşifler Programı, ''henüz kariyerlerinin başlarında yaptıkları keşiflerle dünyaya ilgili bilgilere önemli katkılarda bulunan, eşsiz yeteneklere sahip ve ilham veren maceracı bilim insanlarını desteklemeyi'' amaçlıyor.

Kurulduğu 2004 yılından bu yana Catherina B. Reynolds Vakfı tarafından desteklenen program kapsamında, çalışmalarında kullanmaları ve yeni keşifler yapmaları için ''yeni kaşiflerin'' her biri 10 bin ABD dolarıyla ödüllendiriyor.

''2011 National Geographic Yeni Kaşifleri'' listesinde Şekercioğlu'nun yanı sıra kültür eğitmeni ve Ortadoğu barış çalışanı Aziz Ebu Sarah, çevre bilimci Jennifer Burney, yer bilimci ve astrobiyolog Kevin Hand, paleontolog Jorn Hurum, yaban hayatı araştırmacısı Paula Kahumbu, biyomühendis Kakani Katija, ekolog Sasha Kramer, çevreci Juan Martinez, entomolog Dino Martins, atık su mühendisi Ashley Murray, yaban hayatı ekoloğu ve film yapımcısı Adrian Seymour, bilim girişimcisi Hayat Sindi ve doğa korumacı Tuy Sereivathana bulunuyor.
Devamını oku...
 

Ankara Üniversitesi Demirbey Yerleşkesi

E-posta Yazdır PDF

Ankara Üniversitesi logo

Ankara Üniversitesi ile Beypazarı ilçesinin işadamlarından, Şahin Karaoğuz (Karaoğuz ailesi adına), Mustafa Zeki Eken (Osman Torun varisleri adına), Yücel Karaoğuz (Karaoğuz Vakfı adına), Dr. Sait Koca (Beypi-Beypazarı Tarımsal Üretim San.Tic.A.Ş.adına), Öner Aktürk (Aktürk İnşaat Yapı Endüstrisi Tic.A.Ş. adına), Hulki Tanrıkulu (Babası merhum Mehmet Tanrıkulu adına) tarafından Ankara Üniversitesine ve Beypazarı’na üstün nitelikte bir yüksek öğrenim yerleşkesi kazandırmak amacıyla bir bağış gerçekleştirilmiştir.

Ankara Üniversitesi Rektörlüğüne Beypazarı İlçesi’nde 500.000 m2'lik bu araziyi, ilk sahibi olan ''Demirbey'' adını yaşatmak amacıyla bağışlanmış; ayrıca arazi üzerine her bir bağışçı tarafından üç ayrı eğitim binası ile bir adet öğrenci yurdu yapılması da taahhüt edilmiştir. 

Ankara Üniversitesi Senatosu, Rektör Prof. Dr. Cemal Taluğ, yardımcısı Prof. Dr. Nilgün Halloran, Üniversite Sekreteri, Beypazarı Meslek Yüksek Okulu Müdürü, üniversiteye arazi bağışlayan hayırsever Şahin Karaoğuz, Belediye Başkanı M. Cengiz Özalp'i makamında ziyaret etti. Prof. Dr. Taluğ, Ankara Üniversitesi'nden güçlü bir ekiple birlikte Beypazarı'na geldiklerini belirterek, büyük heyecan ve umutla baktıkları projenin yeniden heyecanını yaşadıklarını söyledi. Beypazarı Demirbey Yerleşkesi açıldığında, ilk etapta yaklaşık 4 bin öğrencinin eğitim göreceğini belirten Rektör Prof. Dr. Taluğ, şöyle dedi:

Devamını oku...
 

Türk Bilim Adamının Büyük Başarısı

E-posta Yazdır PDF


ABD'deki Türk gökbilimci Mükremin Kılıç, ölmekte olan iki yıldızın birleşerek yeni bir yıldızı doğurduğunu keşfetti.

ABD’nin Boston kentindeki Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi’nde (CFA) çalışan Türk gökbilimci Mükremin Kılıç ve beraberindeki bilim adamları, uzayda eşine az rastlanan bir olayı tespit etti.

İki beyaz cücenin (ölmekte olan yıldız) birleşerek yeni bir yıldızı doğurmaya başladığı ortaya çıktı.

Kılıç’ın önderliğindeki CFA ekibinin yayınladığı bulgulara göre, ’SDSS J010657.39 - 100003.3’ adı verilen ikili yıldız sistemi, Dünya’dan yaklaşık 7800 ışık yılı uzaklıktaki Balina Takımyıldızı’nda yer alıyor.

Devamını oku...
 

1. ORTADOĞU TIP GÜNLERİ VE İŞBİRLİĞİ KONGRESİ 23-25 EYLÜL 2011 TARİHİNE ERTELENDİ.

E-posta Yazdır PDF

Gaziantep Üniversitesi28-31 Mayıs 2011 tarihleri arasında Üniversitemiz tarafından Gaziantep'te düzenlenecek olan 1. Uluslarası Ortadoğu Tıp Günleri ve İşbirliği Kongresi Ortadoğu bölgesi ve komşu ülkelerin içinde bulunduğu siyasi belirsizlik nedeniyle Kongrenin Türkiye ve Ortadoğu Bölgesi ülkeleri için beklenen verimlilikte geçmesi için 23-25 Eylül 2011 tarihlerine ertelenmesi uygun görülmüştür.

Kongrenin ilk duyurusunu yaptığımız tarihten bugüne Kongre'ye ilişlkin aldığımız olumlu tepkiler Kongreye ilginin büyük olacağı ve sağlık sektörü başta olmak üzere ortadoğu ülkeleri arasında çok yönlü ilişkilerin geliştirilmesi  yönünde etkin olacağı inancını doğurmuştur.

Bu itibarla Kongre'ye olan ilginize teşekkür eder, 23-25 Eylül 2011 tarihleri arasında Gaziantep'te buluşmak ümidiyle saygılar sunarım.

Prof. Dr. M.Yavuz Coşkun

Gaziantep Üniversitesi Rektörü
Kongre Başkanı

 

CERN Nükleer Araştırmalar için Avrupa Konseyi

E-posta Yazdır PDF


CERN LogoCERN
Nükleer Araştırmalar için Avrupa Konseyi anlamına gelen Fransızca Conseil Européen pour la Recherche Nucléaire sözcüklerinin kısaltmasıdır. Bu kurum, İsviçre ve Fransa sınırında yer alan dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarıdır. 1954 yılında 12 ülkenin katılımıyla kurulmuş olan CERN'in günümüzde 20 asil üyesine ilaveten Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 8 gözlemci üyesi vardır.

CERN'de yüzlerce bina, 3000 kişilik destek personeli ve CERN personeli olan 2500 kadar fizikçi vardır. Bunlardan 100 kadarı kuramsal fizikçilerdir. Diğerleri ise, çeşitli kuramların araştırıldığı deney düzeneklerinin projelerini hazırlayan, yapımını sağlayan ve deneyleri yürüten deneysel fizikçiler ve mühendislerdir. CERN'ün kendi personeline ek olarak dünyanın seksen ülkesinden yaklaşık 8000 kadar fizikçi ve mühendis de CERN'de yer almaktadır.

CERN

CERN'de en önemli yeri, yeraltındaki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) denilen parçacık hızlandırıcılarının olduğu bölgedir. Tarım arazisinin altında kilometrelerce uzanan dev makinalarda proton denilen atom parçacıkları yahut atom çekirdekleri birbirleriyle çok yüksek hızlarda çarpıştırılırlar. Örneğin özel görelilik kuramına göre LHC'deki protonlar ışık hızının %99.999998'sine kadar hızlanınca protonun kütlesi de 7000 katına (7 TeV) çıkacaktır. 1956'da kurulan 28 GeV'lik eşzamanlı proton hızlandırıcısından sonra 1976'da da 450 GeV'lik bir başka hızlandırıcı daha kulanıma girdi. 1981'de geliştirilerek çarpışma halkası olarak kullanılabilecek duruma getirilen bu cihazdan bugün, dönüşümlü olarak parçacık hızlandırıcısı ve çarpıştırıcı olarak faydalanılmaktadır. Çarpışmalar ile bazı kısa ömürlü yeni madde biçimleri bu arada parçacık fizikçilerinin ilgilendiği W ve Z parçacıkları ortaya çıkarılmıştır. CERN, Avrupa'nın fizik alanında Amerika ve Rusya ile yarışa girmesini sağlamıştır. 

Devamını oku...
 

YÜKSEKÖĞRETİMİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI

E-posta Yazdır PDF

YÜKSEKÖĞRETİMİN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA DAİR AÇIKLAMA

Yükseköğretim Kurulu

Anayasa tarafından yüksek öğretimi planlamak, düzenlemek, yönetmek ve denetlemekten sorumlu olarak belirlenen Yükseköğretim Kurulu oluşturulduğunda, üniversitelerimizin sayısı 27 idi. Aradan geçen 30 yıl boyunca, özellikle son yıllarda kurulan yeni devlet ve vakıf üniversiteleri ile üniversitelerimizin sayısı yaklaşık altı kat artış göstermiştir. Bu sayısal artışın Yükseköğretim Kuruluna yeni sorumluluklar getirmesi bir yana, kurulu sistemin pek çok alanında yurt içi ve yurt dışındaki gelişmelere cevap verecek kuramsal ve kurumsal değişikliğin zamanında gerçekleşmemesi ülkemiz için “geciken reform maliyeti”ni artırmaktadır.

Türkiye’de üniversite reformu çalışmaları Yükseköğretim Kurulunun tarihinden daha eskilere uzanır. Yükseköğretim Kurulunun kuruluşundan itibaren de bu reform çağrıları sürekli duyulmuştur. Bununla birlikte son dönemlerde üniversite reformu söz konusu olduğunda dikkatler çoğu zaman günlük politika ile de ilişkilendirilen belli bazı konulara yönelmektedir. Bu ise yükseköğretimdeki yapısal değişikliklerin gerçekleşmesi yönündeki iradenin önüne engel koymakta, ayrıca bu yöndeki gayretlerin sınırlı ve içe dönük olması sonucunu doğurmaktadır. Halbuki, pek çok alanda olduğu gibi yükseköğretim de bütün dünyada küreselleşen bir yapıya bürünmektedir. Bu bağlamda Türkiye’nin de dahil olduğu; Avrupa yüksek öğretim alanını da aşan, akademide evrensel ilkeleri gerçekleştirme arayışları kadar Avrupa yüksek öğretiminde yaşanılan sorunların da bir sonucu olan Bologna süreci burada hatırlanmalıdır. Bununla birlikte Türk yükseköğretiminin bu süreç içerisinde attığı olumlu adımlar ülkemiz için “geciken reform”un getirdiği ve getireceği sorunları ortadan kaldırmak için yeterli değildir.

Devamını oku...
 


Sayfa 4 - 10


Kimler Sitede

Şu anda 49 ziyaretçi çevrimiçi