ENDERUN

ÜNİVERSİTE - AKADEMİ - BİLİM DÜNYASI

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Anasayfa Yükseköğretimle İlgili Yazılar

"Yök"türdüklerim

E-posta Yazdır PDF

"Yök"türdüklerim

Prof. Dr. Namık Açıkgöz / 2012-10-15 

Güya bütün akademyanın haldır haldır yeni YÖK kanununu tartıştığı günlerdeyiz… 

Yalan!...

Üniversitelerde bu konuyu pek tartışan yok… Tartışanları da YÖK duymuyor. YÖK'ün duyması için ille başımızda hasır mı yakmamız lazım? (YÖK üyeleri Sayın İsen ve Sayın Saraç, "başta hasır yakma"yı bilirler.)

Prof. Dr. Namık AçıkgözBaksanıza, bir çerçeve metin hazırlanmış; millete "Hadi bunu tartışın!..." deniyor. Birkaç rektörün dışındaki rektörler çıkıp da "Biz kendi teklifimizi oluşturduk arkadaş! Biz sizin çizdiğiniz çerçevede düşünmüyoruz konuyu! YÖK'ün çerçevesine mahkûm olamayız." demiyor… Diyemiyor… Niye?... Çünkü YÖK, rektörlerin âmiridir ve bizim gibi az gelişmiş ülkelerde, âmirler memurlara emreder. Canına yandığımın ülkesi, gelişmiş bir ülke değil ki, memurlar âmirlere proje sunsun.

YÖK, çerçeve teklifi, tartışılsın diye üniversitelere göndermiş. Rektörler de teklifi hocalara forward etmiş. Böylece herkes görevini yaparak rahatlamış oldu… 

REKTÖRLER 

Çerçeve teklifte, rektör seçimlerinin daha dolambaçlı bir yolla gerçekleşmesi teklif ediliyor. Vallahi "Üniversite Konseyli" teklif gerçekleşirse ortalık daha da karışacak… Kırgınlıklar, dargınlıklar daha da derinleşecek. 1 rektörlük için verilen kavga bu defa 5 Konsey üyeliği için yapılacak.

Taa 2008'de yazmış ve Taraf'ta yayınlamıştık. Üniversitelerdeki tıkanmanın temel sebebi, rektörlerde toplanan güçtür. Bu güç, rektörlerin elinden alınmadan, üniversitelerdeki problem bitmeeeez!... 

Devamını oku...
 

İYİ ÜNİVERSİTE OLMAK

E-posta Yazdır PDF

İYİ ÜNİVERSİTE OLMAK

Prof. Dr. Necati AĞIRALİOĞLU
İTÜ İnşaat Fakültesi
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız  

1. GİRİŞ

1.1 Genel

Üniversite hemen hemen bütün dünyada ortak kullanılan bir kelimedir. İngilizcede university; universe kelimesinden gelmektedir. Universe ise hepsi bir arada, dünyayı ve bütün insanları kapsayan anlamında kâinat veya evren demektir. Eski İngilizce ve Fransızcadan günümüze kadar gelen üniversite kelimesi bütün kâinat bilimlerini kapsayan, bütün fakülteleri içeren mekân ve kurum demektir. (Webster’s New Twentieth Century Dictionary, 1979). Kısaca üniversite bütün kâinat (evren) bilimlerinin verildiği ve üretildiği yüksek öğretim kurumudur. Eskiden Doğu kültüründe üniversite kelimesi yerine medrese (yüksek okul) kullanılırdı.

Uluslararası kurumlar tarafından hazırlanıp 2012 yılında yayınlanan raporlara göre dünyadaki en iyi 400 üniversite arasına Türkiye’den hiçbir üniversite girememiştir          (usnews.com/woldsbest; www.arwu.org; Ağıralioğlu, 2012a). Bunun sebepleri düşünülürken, iyi üniversite olmak ne demektir sorusu akla gelmektedir.

Her yıl iyi üniversiteler sıralanırken genellikle sıralama kriterleri ortaya konmakta, bilimler gruplara ayrılmakta ve üniversiteler ile onların bölümlerinde en iyiler belirlenmektedir.

Dünyadaki iyi üniversiteler sıralanırken farklı kriterler kullanılmaktadır. Bazıları tek bir kriter esas alırken bazıları da değişik kriterleri farklı ağırlıklarla hesaba katmaktadır. Bazı sıralamalar belli bir ülke için yapıldığı gibi bazıları kıtalara göre, bazıları bütün dünyayı kapsayacak şekilde sıralama yapmaktadırlar. Bazı sıralamalarda lisans programlarına, bazılarında ise lisansüstü programlara göre en iyiler belirlenmektedir. Bazı çalışmalar her bir bölüm için ayrı yapılmakta ve belli bir bölüm için en iyiler sıralanmaktadır.

U.S.News and reports’un raporundaki değerlendirmede akademik uzmanların değerlendirmesi (%40), firmaların insan kaynakları yöneticilerinin değerlendirmesi (%10), Uluslararası öğretim üyesi sayısı değerlendirmesi (%5), Uluslararası öğrenci sayısı değerlendirmesi (%5), Öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı değerlendirmesi (%20), öğretim üyesi başına düşen atıf sayıları değerlendirmesi (%20) ağırlıklı olarak hesaba katılmıştır. Bu değerlendirmede 6 kriter esas alınmaktadır.

Devamını oku...
 

Yurtdışındaki Tarihî Türk Eserlerinin Tespiti Projesi

E-posta Yazdır PDF


Yurtdışındaki Tarihî Türk Eserlerinin Tespiti Projesi

1998 Malî Yılı Bütçesi Yatırım Programı'nda yer alan proje çalışmaları için, Proje Yürütme Kurulu, öncelikle çalışma yapılacak bölgeleri, Balkanlar, Ortadoğu ve Afrika, Macaristan ve Avusturya, Kırım Yarımadası başta olmak üzere, Karadeniz'in kuzey sahilleri olarak belirlemiş, ekipler oluşturulmuş; ve 1999 yılında çalışmalara başlanılmıştır. Bu çerçevede olmak üzere:

Kırım Yarımadası, Karadeniz'in kuzey sahillerindeki Türk eserleri:

Prof. Dr. Bozkurt Ersoy ve ekibi, 1999 yılında, Kırım Yarımadası başta olmak üzere, Karadeniz'in kuzey sahilleri boyunca sıralanan Türk eserlerinin tespiti ile ilgili çalışmalara başlamıştır. Akkerman'da başlayan çalışmalara, 2000 - 2002 yıllarında Sivastapol, İnkerman, Balıklıova, Çorgun, Gözleve, Simferepol, Kokoz, Bahçesaray, Salacak, Eskiyurt ve Çufutkale'de devam edilmiş, 70 yapı tespit edilmiştir. Tespit çalışmaları tamamlanmış, kataloglama çalışmaları sürdürülmektedir.

Balkanlardaki Türk eserleri:

Bulgaristan

Yrd.Doç. Dr. Mehmet Z. İbrahimgil ve ekibi, Balkanlardaki Türk eserlerinin tespiti çalışmalarına, 2000 yılında, aciliyeti nedeniyle Bulgaristan'da başlamıştır. Çalışmalar, Sofya, Filibe ve Şumnu olmak üzere üç ana merkezde yürütülmüş; Sofya merkezli olarak , Vidin, Belogradcık, Montana, Berkovica, Vraca, Mezdra, Bela Slatina, Pernik, Köstendil, Samakov, Dupnica, Kostenec, Dolna Banya, Blagoevgrad, İhtiman ve Novi Han; Filibe merkezli olmak üzere, Pazarcık, Asenovgrad, Kırcali, Momçilgrad, Haskovo, Yanbolu, Kazanlık ve Eski Zağra, Şumnu merkezli olarak da Razgrad, İsperih, Tırgovişte, Omurtag, Balçık, Dobriç, Varna, Burgas ve Aytos şehirlerine bağlı kasaba ve köylerde 200'e yakın yapı tespit edilmiştir. 2000 yılında çalışmaların % 85'ini tamamlayan ekip, 2001 yılında Bulgaristan'ı bitirmeyi plânlamış, ancak Bulgaristan'ın 2001 yılında vize vermemesi nedeniyle bu plân uygulanamamış, 2001 yılında çalışmalarını Kosova'da yürütmüştür. 2003 ve 2004 yıllarında Bulgaristan'daki çalışmalara devam edilmiştir. 2003 ve 2004 yılında yapılan çalışmalarla Bulgaristan envanteri tamamlanmış, tespit edilen eser sayısı 500'e yaklaşmıştır. Bu eserlerin % 90'ı ilk defa bilimsel yayınlara girecektir. Tespit edilen eserlere ait dosyalar hazırlandıkça Kurumumuza teslim edilmektedir.

Kosova

Yrd.Doç.Dr.Mehmet Z.İbrahimgil ve ekibi, 2001 yılında Kosova'da Priştine, Prizren, İpek (Peç), Cakova (Yakova), Gilan, Vushtri (Vuçetırn), Mitroviça, Ferizoviç (Ferizaje-Urişevac), Kaçanik, Dragaş, İstok, Deçan, Novo Bırdo şehir ve köylerinde 229 yapının envanterini yapmıştır. Buradaki çalışmalar tamamlanmış , eserlere ait dosyalar teslim edilmiştir.Bu çalışma ile ilgili olarak:

Mehmet Z. İBRAHİMGİL - Neval KONUK (yayına hazırlayanlar) tarafından Kosova'da Osmanlı Mimarî Eserleri adlı eser yayımlanmıştır.

Makedonya

2002 yılında çalışmalar Batı, Doğu ve Orta Makedonya olmak üzere 3 ana bölgede yapılmıştır. Batı Makedonya'da Üsküp, Kumanova, Kalkandelen (Tetovo), Gostivan, Kırçova (Kiçevo), Zayaz, Resne, Kruşevo, Demir Hisar, Debre, Struga ve Ohri Şehir merkezleri ve köylerinde, Doğu Makedonya'da Valandova, Ustrumca (Strumiça), Gölgeli (Gevgeli), Eski Doyran (Stari Doyran), Basko, Radoviş, Delçevo, Berovo, Kratova ve Viniçe şehir merkezleri ve köylerinde, Orta Makedonya'da Köprülü (Veles), Negotino, Kavadar, Koçani, Manastır (Bitola), Pirlepe, Kabrinçi ve İştip şehir merkezleri ve köylerinde 409 eser tespit etmiştir. Envanter çalışmaları tamamlanmış, eserlere ait dosyalar hazırlanmaktadır.

Bu proje kapsamında:

Kosova'daki bütün eserlerin restorasyon durumları tespit edilmiş, Prizren'de Fatih Sultan Mehmet dönemine ait Namazgâh'ın restorasyonu yapılmıştır. Bu çalışma ile ilgili olarak:

Prof. Dr. Hakkı Acun ve Y. Doç. Dr. Mehmet Z.İbrahimgil tarafından "Kosova-Prizren Fatih Sultan Mehmet Namazgâhı (Kırık Cami) Kazı ve Restorasyon Çalışmaları ile Şehit Başçavuş Hüseyin Kutlu Parkı [Germimet Dhe Restaurimet e Namazxhaut ( Xhamia e Thyer) Kosova- Prizren Fatih Sultan Mehmet Dhe Parku İ Deshmorit ( Başçavuş) Hüseyin Kutlu]" adlı eser Türkçe ve Arnavutça olarak yayımlanmıştır.

 

Ortadoğu ve Afrika'nın kuzeyindeki Türk eserleri:

Mısır

Prof.Dr. Abdüsselâm Uluçam başkanlığındaki ekip, 2000 yılında, Mısır'da çalışmalarına başlamış, Mısır Anıtlar Kurulu ile ortaklaşa hazırlanan program çerçevesinde, Kahire (5 bölge), Tanta, Fevva, Reşit, İskenderiye, Asvan ve Luksor'da 311 eser tespit etmiş, Mısır'da bilinen ve umulanın üzerinde Türk eserinin bulunduğunu saptamıştır. Mısır'da daha uzun süreli ve kapsamlı çalışmalar sürdürülecektir.

Tunus

Prof. Dr. Abdüsselam Uluçam başkanlığındaki ekip, 2001 yılında, Tunus'ta (Tunus, Zaghouan, Hammamet, Sousse, Monastır, Mahdia, Sfax, Cerbe, Gabes, Kairouan, Em Kef, Tabarka, Beja, Bizerte) envanter çalışması yapmış, 190 eser tespit etmiştir. Buradaki çalışmalar tamamlanmıştır. Eserlere ait dosyalar tamamlandıkça Kurum'a gönderilmektedir.

Ürdün

Prof.Dr. Abdüsselam Uluçam başkanlığındaki ekip, 2002 yılında çalışmalarını Ürdün'de Amman (merkez), Cizre, Azrak, Ceraş, Aclun, Deyr Alla, Ağvar, Tabakat Fahl (Pella), Cize, Dab'a, Zarka, Kufrance, Katrane, Kerek, Tafila, Şavbek, Petra, Udruh, Maan, Akaba, Anize (Unayza) Cirfu'd Deraviş, Hasa, Salt Madaba, İrbid, Ummu Kays ve Mafrak'ta sürdürmüş, 72 Türk eseri tespit etmiştir; bu eserlere ait dosyalar hazırlanmaktadır.

Suriye

Aynı ekip 2002 ve 2003 yılında Suriye'de envanter çalışmaları yapmış, 564 eser tespit etmiştir; bu eserlere ait dosyalar hazırlanmaktadır.

Orta Avrupa' daki Türk eserleri

Macaristan

Prof. Dr. Bekir Deniz ve ekibi Macaristan'daki çalışmalarına 1999 yılında başlamış, 40 kadar eser tespit etmiştir. Prof. Dr. Bekir Deniz'in sağlığı nedeniyle 2000 yılında çalışma yapılamamış; 2001 yılında yapılan çalışma ile Macaristan'daki envanter çalışması tamamlanmış, eserlere ait dosyaların yazım işlemleri sürdürülmektedir.

Avusturya

Prof. Dr. Bekir Deniz başkanlığındaki ekip, Avusturya'daki çalışmalara 2001 yılında başlamıştır. Zaman darlığı nedeniyle ancak Viyana ve Insburg'daki eserler incelenebilmiştir; çalışmalara devam edilecektir.

Romanya

Prof.Dr. Bekir Deniz 2003 yılında Romanya'da çalışmış, 87 eser tespit etmiştir. Envanter çalışmalarına devam edilecektir.

Kazakistan'daki Türk eserleri

Prof. Dr. Bekir Deniz 2004 yılında Kazakistan'da envanter çalışmalarına başlamıştır.

Kırgızistan'daki Türk eserleri

Yrd.Doç.Dr.Rüstem Bozer başkanlığındaki ekip 2002 yılında Kırgızistan'da envanter çalışmalarına başlamış ve 2003 yılında devam etmiştir.Issık-Göl, Narın, Çuy, Talas, Celal-Abad ve Oş'ta 45 eser tespit etmiştir. Kırgızistan'daki çalışmalar tamamlanmıştır.

Bu çalışma ile ilgili olarak: Ortaçağ'da Aktöbe = Aktöbe in the Medieval Ages = Orta gasırdagı Aktöbe / Metin V. ŞALEKENOV - N. O. ALDABER GENOV; Resim ve altyazılar R. BOZER isimli eser yayınlanmıştır.

http://www.ttk.org.tr/index.php?Page=Sayfa&No=18

 

Türkiye'nin Sosyal ve Kültürel Tarihi Projesi

E-posta Yazdır PDF

Türkiye'nin Sosyal ve Kültürel Tarihi Projesi 

Stratejik konumu sebebiyle, ilk çağlardan beri birçok medeniyete kucak açmış, sayısız devletlerin ve medeniyetlerin yaşadığı, değişik kültürlerin içiçe girdiği Anadolu'nun sosyal ve kültürel tarihini geniş kapsamlı olarak açıklığa kavuşturmak, böylece bugünkü birçok sosyal çalkantıya cevap verecek biçimde Anadolu'nun sosyal dengelerinin hangi zemine oturduğunu açık bir şekilde sergilemek amacıyla hazırlanmıştır.

Proje, Anadolu Türk kültür ve sosyal hayatını ilmi bir çerçevede araştırmayı amaçlamaktadır. Özellikle Türk etnografik malzemesinin tespiti yapılırken, Türkiye'nin demografik yapısı da araştırılmaktadır.

Bu proje çerçevesinde, bugünkü Türkiye sınırları içinde bulunan Türk devri mimari eserlerinin evnanteri yapılmaktadır.

1996 yılında oluşturulan Proje Yürütme Kurulu, öncelikle çalışma yapılacak bölgeleri belirlemiş, ekipler oluşturularak çalışmalara başlanılmıştır. Bu çalışma, Türk toplumunu oluşturan temel unsurları ortaya çıkartacaktır.

Projenin Gelişimi: Arşivlerde yapılan çalışmalar sonucunda bugüne kadar 41.298 aşiret tespit edilmiş, yayınlanması için kontrol çalışmaları devam etmektedir.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki çalışmalara, Prof. Dr. Abdüsselam Uluçam başkanlığındaki bir ekip 1996 yılında başlamıştır. Ağrı, Ardahan, Erzurum ve Erzincan'daki envanter çalışmaları tamamlanmıştır. Diğer illerdeki envanter çalışmaları ile kitap hazırlık çalışmaları sürmektedir.
Marmara bölgesinde çalışmalara Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu başkanlığındaki ekip, 1996 yılında başlamış, Afyon, Bilecik, Bolu, Bursa, Eskişehir, Kocaeli, Kütahya, Sakarya, Yalova, Balıkesir il ve ilçelerinde çalışmalar yapmıştır. Bölgedeki envanter çalışmaları tamamlanmış; eksiklikleri tamamlamak amaçlı çalışmalar sürdürülmektedir.

Prof.Dr. Bahaeddin Yediyıldız başkanlığındaki bir ekip tarafından 1987 yılında başlatılan "Sondaj Metoduyla Türkiye'nin Sosyal ve Kültürel Tarihi Projesi" 1996 yılında bu proje ile birleştirilmiştir. Çalışmalar sürdürülmektedir.

Doç. Dr. Necati Demir, 1996 yılında başladığı, Ordu ili sınırları içinde "Yaşayan Halk Kültürü" isimli çalışmasını tamamlamıştır.

Batı ve İç Anadolu Bölgesi'ndeki çalışmalara Prof. Dr. Bekir Deniz başkanlığındaki bir ekip, 1996 yılında başlamıştır. İzmir, Uşak, Aydın, Aksaray il ve ilçelerinde envanter ve kitap hazırlama çalışmaları sürmektedir.

Kahramanmaraş ve Niğde merkez ve ilçelerindeki çalışmalara Prof. Dr. Mehmet Özkarcı başkanlığındaki ekip 1996 yılında başlamış; envanter çalışmalarını tamamlamıştır. Kitap hazırlama çalışmaları sürmektedir.

Manisa, Yozgat, Bartın, Sinop il ve ilçelerindeki çalışmalara Prof. Dr. Hakkı Acun başkanlığındaki bir ekip 1999 yılında başlamıştır. Sinop ve ilçelerindeki çalışmalar tamamlanmıştır. Diğer illerdeki envanter çalışmaları ile kitap hazırlama çalışmaları sürdürülmektedir.

Konya ve Karaman'daki çalışmalara 1999 yılında Prof. Dr. Haşim Karpuz başkanlığında başlanmış envanter çalışmaları tamamlanmıştır. Kitap hazırlama çalışmaları sürdürülmektedir.

Prof. Dr. Nusret Çam ve ekibi Adana, Gaziantep, Osmaniye'de 2000; Kilis, Hatay ve İçel'de 2002 yılında başlamış, Adana, Gaziantep ve Osmaniye'deki envanter çalışmaları tamamlanmıştır. Diğer illerdeki envanter çalışmaları ve kitap hazırlama çalışmaları sürdürülmektedir.

Proje kapsamında şağıda belirtilen eserler basılmıştır:

XX. Asra Erişen İstanbul Medreseleri

Mübahat S. KÜTÜKOĞLU

Çukurova Tarihinin Kaynakları , I

Yılmaz KURT

Çukurova Tarihinin Kaynakları , IV

Yılmaz KURT, M. Akif ERDOĞRU

XV-XVI. Yüzyıllarda Canik Sancağı

Mehmet ÖZ

Ordu Yöresi Tarihinin Kaynakları III

Bahaeddin YEDİYILDIZ, Mehmet ÖZ, Ünal ÜSTÜN

Ordu Yöresi Tarihinin Kaynakları II

Bahaeddin YEDİYILDIZ, Ünal ÜSTÜN

Bolaman Çayı Havzası'nın Coğrafyası

Mustafa ÖZDEMİR
XVII. Yüzyılda Ankara

Hülya TAŞ
XVI. Yüzyılın Sonlarında Bursa

Özer ERGENÇ
Karahisar-ı Şarkî ve Koyluhisar Kazaları Örneğinde Osmanlı Taşra İdaresi (1485-1569)

Fatma ACUN
Ordu Yöresi Tarihin Kaynakları (Efsaneler, Masallar, Maniler ve Etnografik Malzemeler) IX

Necati DEMİR
Türk Kültür Varlıkları Envanteri GAZİANTEP 27

Nusret ÇAM (Prof.Dr.)
Türk Kültür Varlıkları Envanter (Kahramanmaraş) I

Mehmet ÖZKARCI
Türk Kültür Varlıkları Envanter (Kahramanmaraş) II

Mehmet ÖZKARCI
Orta Karadeniz Tarihinin Kaynakları VII (Karahisar-ı Şarkî Sancağı Mufassal Avârız Defteri 1642-1643 Tarihli)

Mehmet ÖZ, Fatma ACUN
Orta Karadeniz Tarihinin Kaynakları VIII (Canik Sancağı Avârız Defteri 1642)

Mehmet ÖZ
   

http://www.ttk.org.tr/index.php?Page=Sayfa&No=17

 

Başlangıçtan Günümüze Türk Dünyası Tarihi Projesi

E-posta Yazdır PDF

Başlangıçtan Günümüze Türk Dünyası Tarihi Projesi

Projenin Amacı: Dünyamız, XXI. yüzyıla girerken büyük bir değişim ve yeni bir oluşum süreci içerisine girmiştir. Bu gelişmelerin meydana geldiği en büyük alan, şüphesiz Türk topluluklarının bulunduğu sahalardır. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği'nin dağılması sonucu ortaya çıkan Türk Cumhuriyetleri ve diğer bölgelerde yaşayan Türk toplulukları, bugün açık ve gizli bir oluşumun sancılarını yaşamaktadırlar. Kendi aslî kimliklerine kavuşarak hür dünyada yerlerini almaları, bunların ancak özellikle kültür açısından birbirlerini tanımaları ve aralarındaki ortak tarih ve dil şuurunun gelişmesine bağlıdır. Bu şuurun gelişmesini sağlamak, hiç şüphesiz Türkiye Cumhuriyeti'ne düşmektedir. Zira Türk topluluklarının bağımsızlığına kavuşması ve kavuşanların bağımsızlıklarının devamı, Türkiye için stratejik, siyasî ve ekonomik açıdan çok önemlidir. Bu sebeple Türkiye'nin dünya devletleri içinde layık olduğu yeri almasında çok önemli bir fonksiyonu yerine getirecek Türk kültür, dil ve tarih birliğinin araştırılması ve sonuç olarak Türk topluluklarına bu şuurun verilmesi gerekmektedir. Bu projede belirlenen çalışmaların gerçekleştirilmesiyle, bundan sonraki oluşumlarda, ülkemizin hazırlıksız bir durumla karşılaşmaması da sağlanmış olacaktır. Ayrıca fert veya devlet olarak tarihin oluşumunda rol üstlenebilmek, düşünce ve bilgi üretmek, bunları uygulama alanına aktarmak görevini de yerine getirme imkânı bulabileceğiz.

Projenin Gelişimi: 1995 Malî Yılı Bütçesi Yatırım Programı'nda yer alan proje çalışmaları için Yürütme Kurulu oluşturulmuş ve çalışmalar başlatılmıştır.

Türk Tarihinin en eski yazılı kaynakları olan Çin İmparator günlüklerinde Türklerle ilgili kısımlar tercüme ettirilmektedir. Bu tercümeler bitmiş eserleri hazırlanmaktadır.


Türk Dünyası Tarih Atlası hazırlıkları son aşamasına gelmiştir.

Rusya Arşivindeki Türk Tarihiyle ilgili belgeler kataloğu hazırlanmakta olup müsveddesi tamamlanmıştır.

Moskova Şehir Arşivi'nden satın alınan özellikle Ermenilerle ilgili I. Dünya Savaşı öncesine ait Rus konsolos ve elçilik raporları (2743 adet) tercüme ettirilmektedir.

1996-1998 tarihleri arasında Ukrayna Bilimler Akademisi ile ortak gerçekleştirilen Osmanlı dönemine ait Özi Kalesi ve Yerleşimi kazıları sonuçlanmıştır. Kazı sonuçları, bir kitap halinde yayımlanmak üzere çalışmalar devam etmektedir.

1999 tarihinden itibaren de Ukrayna Bilimler Akademisi ile ortak Osmanlı Hamamı ve Evliya Çelebi'de geçen dış sur içinde yer alan küçük hamam ile iç kaledeki minare ve çevresinde ve cami temelinde kazı çalışmaları tamamlanmıştır.

1996-1998 tarihleri arasında Kırgızistan Bilimler Akademisi Tarihçiler Cemaati ile ortak gerçekleştirilen Son-Köl Bölgesinde Balabeyit ve Çondöbü'de İskit, Hun, Göktürk kurganları kazıları sonuçlanmıştır. Kazı sonuçları, bir kitap halinde yayımlanmak üzere çalışmalar devam etmektedir.

1999 tarihinden beri Kırgızistan Bilimler Akademisi Tarihçiler Cemaati ile ortak gerçekleştirilen Oşa bağlı Gülce İlçesinin Günelek köyü ve çevresinde tarihi İpek yolu üzerinde yer alan yerleşimlerde kazılar sonuçlanmıştır.

Türk Tarihinin genelini ele alan 9 ciltlik bir kitap çalışması da baskı aşamasındadır.

Başlangıçtan Günümüze Türk Dünyası projesi çerçevesinde;

 

İSENBİKE TOGAN - GÜLNAR KARA - CAHİDE BAYSAL : Çin Kaynaklarında Türkler: Eski T'ang Tarihi (Chiu T'ang-shu) 194a: "Türkler Bölümü" (Açıklamalı Metin Neşri) isimli eser yayınlanmıştır.

Ayşe ONAT, Sema ORSOY, Konuralp ERCİLASUN tarafından Çin Kaynaklarında Türkler: Han Hane-danlığı Tarihi Bölüm 94 A/B: Hsiung-Nu(Hun) Monografisi isimli eser yayınlanmıştır.

Bölge ile ilgili eserlerden Kırgızların Millî Giysileri = The Kyrgyzs Folk Clothes isimli eser yayımlanmıştır

Kazak yazar Lezzet Tülbasiyeva tarafından kaleme alınan ve Proje Yürütme Kurulu tarafından tercüme ettirilen Kazakların Yaşam Estetiği isimli eser yayımlanmıştır.

Ortaçağda Aktöbe (Aktöbe in The Medieval Ages), isimli eser yayımlanmıştır.

 

http://www.ttk.org.tr/index.php?Page=Sayfa&No=16

 

YÜKSEKÖĞRETİMİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI

E-posta Yazdır PDF

YÜKSEKÖĞRETİMİN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA DAİR AÇIKLAMA

Yükseköğretim Kurulu

Anayasa tarafından yüksek öğretimi planlamak, düzenlemek, yönetmek ve denetlemekten sorumlu olarak belirlenen Yükseköğretim Kurulu oluşturulduğunda, üniversitelerimizin sayısı 27 idi. Aradan geçen 30 yıl boyunca, özellikle son yıllarda kurulan yeni devlet ve vakıf üniversiteleri ile üniversitelerimizin sayısı yaklaşık altı kat artış göstermiştir. Bu sayısal artışın Yükseköğretim Kuruluna yeni sorumluluklar getirmesi bir yana, kurulu sistemin pek çok alanında yurt içi ve yurt dışındaki gelişmelere cevap verecek kuramsal ve kurumsal değişikliğin zamanında gerçekleşmemesi ülkemiz için “geciken reform maliyeti”ni artırmaktadır.

Türkiye’de üniversite reformu çalışmaları Yükseköğretim Kurulunun tarihinden daha eskilere uzanır. Yükseköğretim Kurulunun kuruluşundan itibaren de bu reform çağrıları sürekli duyulmuştur. Bununla birlikte son dönemlerde üniversite reformu söz konusu olduğunda dikkatler çoğu zaman günlük politika ile de ilişkilendirilen belli bazı konulara yönelmektedir. Bu ise yükseköğretimdeki yapısal değişikliklerin gerçekleşmesi yönündeki iradenin önüne engel koymakta, ayrıca bu yöndeki gayretlerin sınırlı ve içe dönük olması sonucunu doğurmaktadır. Halbuki, pek çok alanda olduğu gibi yükseköğretim de bütün dünyada küreselleşen bir yapıya bürünmektedir. Bu bağlamda Türkiye’nin de dahil olduğu; Avrupa yüksek öğretim alanını da aşan, akademide evrensel ilkeleri gerçekleştirme arayışları kadar Avrupa yüksek öğretiminde yaşanılan sorunların da bir sonucu olan Bologna süreci burada hatırlanmalıdır. Bununla birlikte Türk yükseköğretiminin bu süreç içerisinde attığı olumlu adımlar ülkemiz için “geciken reform”un getirdiği ve getireceği sorunları ortadan kaldırmak için yeterli değildir.

Devamını oku...
 

Dünya Çapında Üniversite Kurmak Zor mu?

E-posta Yazdır PDF


Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova Üniversitesi

The Challenge of Establishing World-Class UniversitiesDünya Bankası Eğitim Direktörü Jamil Salmi'nin kaleme aldığı ve Kadri Yamaç'ın çevirdiği "Dünya Çapında Üniversiteler Kurmanın Zorluğu" adlı kitap 2009 Eflatun yayınlarında çıktı.

Kaynak dünyadaki en iyi üniversitelerin genel durumunu ve nasıl dünyanın önemli üniversitesi olduklarını bunun koşullarını inceleyen bir rapor niteliğindedir.

Dünya Bankasının son yıllarda Yükseköğretimin Sürdürülebilir Kalkınmaya Katkısında Bilgi Toplumunun Önemi konusunda başarılı üniversitelerin rolünü raporlaştırarak Dünya Bankasına ve diğer devletlere önerilerde bulunmaktadır. Ülkemizde de zaman zaman Dünya Bankasının eğitim konusundaki raporlar konuşuluyor ancak sonuçta neler öneriliyor onu bilmiyoruz. Fakat Türkiye'nin 140 üniversitesinden ancak 2009 yılında ARWU (Academic Ranking of World Universities) Center for World-Class Universities ve Institute of Higher Education of Shanghai Jiao Tong University, China, tarafından yapılan sıralamada yalnızca İstanbul Üniversitesi ilk 500 sıralamasına sonlardan girebilmiştir.

Rapor ağırlıklı olarak dünyanın en iyi üniversitelerini sınıflandıran iki Uluslararası sınıflandırma gurubundan THES (Times Higher Education Supplement) ve Çin'in SJTU (Shanghai Jiao Tong University) sıralamalarını temel alarak değerlendirme yapmaktadır. Rapor dünyanın belirli ülkelerinin son yıllarda dünya çapında üniversite kurmak istediklerini bunun için Dünya Bankasından yardım istediklerini buna istinaden böyle üniversitelerin kurulması için olası stratejiler ve izlenecek yolları analiz ederek çeşitli zorlukları, riskleri ve maliyetleri tanımlamaktadır".  

Dünya Çapında Üniversite Olmak Ne Demektir?

Bu terim Jamil Salmi'nin kaleme aldığı kaynakta şöyle tanımlanmaktadır: "Yükseköğretimin sadece öğrenme ve araştırma kalitesinin iyileştirilmesi için değil, aynı zamanda ve daha da önemlisi gelişmiş bilgiyi elde ederek, uyum sağlayarak ve yaratarak küresel yükseköğretim pazarında rekabet yeteneğini artırmak". Son yıllarda üniversitelerin genelde Humboldt'un üniversite modelinden çok Amerikan Üniversitesi modellerine yönelik bir kaymanın olduğu gözleniyor. Özellikle günümüz dünyasında araştırma tekniklerinin ve teknolojileri yanında iyi bilim insanı ve öğrenci kazanmanın da pahalı olması nedeniyle kamu kaynakları ve bağış almadan çıtaya yükseltmekte zorlanılmaktadır. GSMH'nin yüzde 2-3 arasında kaynak ayıramayan ülkelerin istenilen düzeyde araştırma yapamadıkları biliniyor. Son yıllarda ilk 100 iyi üniversitenin önemli bir kısmını Amerikan üniversitelerinin oluşturması yeni bir tartışma başlattı.

Dünya çapında üniversiteler 2003 yılından bu yana, öğretim üyeleri, çalışanların akademik ve araştırma performansı gibi nesnel ölçütlerin yanında nitelikli mezun, üst düzey bilimsel dergilerde makale, öncü araştırmalar, patent kazındırma ve inovasyon yaratma gibi ölçütleri dikkate almaktadır.

Söz konusu kriterleri çoğunlukla Amerikan, İngiltere, Japonya ve bazı Avrupa ülkelerinin yüksek düzeyde mali deste sahip üniversiteleri karşılayabilmektedir.

Devamını oku...
 

İsviçre Neden Bilimde Fiziki Büyüklüğünden Daha Büyük Değerlere Sahiptir?

E-posta Yazdır PDF


Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

İsviçreİsviçre, doğal peyzaj güzelliği, kayak yapılan dağları, kişi başına zenginliği, çikolatası, saat sanayisindeki etkinliği, bir zamanlar gizli hesapları veya kara para aklama bankalarının varlığı ile bilinirdi. İsviçre genel kültürü, hoşgörüsü, ince sanatsal işlevi ve teknolojisi ile dünyanın takdirini toplamıştır. Soru şu; İsviçre nasıl başarıyor da bilimde, sanat ve sosyal hayatta bu ileri düzeyde varlığını koruyor. İsviçre genelde savaşlardan hep uzak durmuş, bağımsız kalmayı başarmış, değişik kültürlerin iç içe yaşamayı başardığı bir toplum. Halen Avrupa'nın en güzel ve gözde ülkesi. Her bir bölgesi bir başka güzel. İsviçre'ye daha önce bir kaç kez gitmiştim. İlk defa 1988 yılında Almanya'da staj yaparken gitmiştim. Peyzajı ve varlıklı yapısı her zaman göz kamaştırıyordu. O zaman ülkenin sosyal ve bilimsel yapısını tam anlayamamıştım. Daha sonraki yıllarda bilimsel toplantılar yapınca Basel Üniversitesi ve Lozan (Lusan) Üniversitesi tarafından konuşmacı olarak çağırılmam nedeniyle birçok defa İsviçre'de bulundum.

İsviçre Hassas İş Yapan Bir Ülke

İsviçre Saatİsviçre genelde hassas ince el işi ve teknoloji işi yapan bir ülke. Dünyaca ünlü saatler ve diğer hassas çalışmalar İsviçre'de yapılmaktadır. Birçok şirketin endüstri merkezleri özellikle ilaç sektörünün fabrikaları İsviçre'de bulunuyor. Ancak son yıllarda Japonların elektronik saat geliştirme teknolojisi, bankaların şeffaflaşması ve dünya ticaretindeki küreselleşme ilişkileri İsviçre'yi artık saat sanayisin da eski konumunda olmadığı görülüyor. Son yıllarda saat sanayi, güneş enerjisinden yararlanma konularında halen dünyada bilimsel araştırmaya en çok önem veren ülkelerin başında gelmektedir. 

Devamını oku...
 

Farabi Değişim Programı Nedir?

E-posta Yazdır PDF



Kısaca "Farabi Değişim Programı" olarak adlandırılan Yükseköğretim Kurumları Arasında Öğrenci ve Öğretim Üyesi Değişim Programı, üniversite ve yüksek teknoloji enstitüleri bünyesinde ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde eğitim-öğretim yapan yükseköğretim kurumları arasında öğrenci ve öğretim üyesi değişim programıdır.

Farabi Değişim Programı, öğrenci veya öğretim üyelerinin bir veya iki yarıyıl süresince kendi kurumlarının dışında bir yükseköğretim kurumunda eğitim ve öğretim faaliyetlerine devam etmelerini amaçlamaktadır.

Farabi Değişim Programının uygulanmasına ilişkin ilkeler, Yönetmelik ve Esas ve Usuller tarafından ayrıntılarıyla belirlenmiştir.

    Farabi Değişim Program ve Tanıtım Sunumu

Farabi (871-950)

Türkistan’ın Farab şehrinde 871 yılında doğmuştur. Buhara, Bağdat, Şam, Kahire, Harran ve Halep gibi zamanın önemli ilim merkezlerini dolaşmıştır. Felsefe, matematik, mantık, siyaset bilimi ve musiki alanında eserler yazmıştır. İslam dünyasında felsefe alanında Muallim-i Evvel (İlk Öğretmen) denen Aristo ile kıyaslanacak kadar büyük bir şöhrete sahiptir ve Muallim-i Sani (İkinci Öğretmen) olarak anılır. Batı dünyasında "Alpharabius" olarak tanınır. 950 yılında Şam’da vefat etmiştir.


Mevzuat - Esas ve Usuller


    Farabi Yönetmeliği

    Farabi Değişim Programı Mali Esas ve Usulleri