ENDERUN

ÜNİVERSİTE - AKADEMİ - BİLİM DÜNYASI

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Anasayfa Yükseköğretimle İlgili Yazılar Yükseköğretimle İlgili Belge ve Raporlar

"Yök"türdüklerim

E-posta Yazdır PDF

"Yök"türdüklerim

Prof. Dr. Namık Açıkgöz / 2012-10-15 

Güya bütün akademyanın haldır haldır yeni YÖK kanununu tartıştığı günlerdeyiz… 

Yalan!...

Üniversitelerde bu konuyu pek tartışan yok… Tartışanları da YÖK duymuyor. YÖK'ün duyması için ille başımızda hasır mı yakmamız lazım? (YÖK üyeleri Sayın İsen ve Sayın Saraç, "başta hasır yakma"yı bilirler.)

Prof. Dr. Namık AçıkgözBaksanıza, bir çerçeve metin hazırlanmış; millete "Hadi bunu tartışın!..." deniyor. Birkaç rektörün dışındaki rektörler çıkıp da "Biz kendi teklifimizi oluşturduk arkadaş! Biz sizin çizdiğiniz çerçevede düşünmüyoruz konuyu! YÖK'ün çerçevesine mahkûm olamayız." demiyor… Diyemiyor… Niye?... Çünkü YÖK, rektörlerin âmiridir ve bizim gibi az gelişmiş ülkelerde, âmirler memurlara emreder. Canına yandığımın ülkesi, gelişmiş bir ülke değil ki, memurlar âmirlere proje sunsun.

YÖK, çerçeve teklifi, tartışılsın diye üniversitelere göndermiş. Rektörler de teklifi hocalara forward etmiş. Böylece herkes görevini yaparak rahatlamış oldu… 

REKTÖRLER 

Çerçeve teklifte, rektör seçimlerinin daha dolambaçlı bir yolla gerçekleşmesi teklif ediliyor. Vallahi "Üniversite Konseyli" teklif gerçekleşirse ortalık daha da karışacak… Kırgınlıklar, dargınlıklar daha da derinleşecek. 1 rektörlük için verilen kavga bu defa 5 Konsey üyeliği için yapılacak.

Taa 2008'de yazmış ve Taraf'ta yayınlamıştık. Üniversitelerdeki tıkanmanın temel sebebi, rektörlerde toplanan güçtür. Bu güç, rektörlerin elinden alınmadan, üniversitelerdeki problem bitmeeeez!... 

Devamını oku...
 

Başlangıçtan Günümüze Türk Dünyası Tarihi Projesi

E-posta Yazdır PDF

Başlangıçtan Günümüze Türk Dünyası Tarihi Projesi

Projenin Amacı: Dünyamız, XXI. yüzyıla girerken büyük bir değişim ve yeni bir oluşum süreci içerisine girmiştir. Bu gelişmelerin meydana geldiği en büyük alan, şüphesiz Türk topluluklarının bulunduğu sahalardır. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği'nin dağılması sonucu ortaya çıkan Türk Cumhuriyetleri ve diğer bölgelerde yaşayan Türk toplulukları, bugün açık ve gizli bir oluşumun sancılarını yaşamaktadırlar. Kendi aslî kimliklerine kavuşarak hür dünyada yerlerini almaları, bunların ancak özellikle kültür açısından birbirlerini tanımaları ve aralarındaki ortak tarih ve dil şuurunun gelişmesine bağlıdır. Bu şuurun gelişmesini sağlamak, hiç şüphesiz Türkiye Cumhuriyeti'ne düşmektedir. Zira Türk topluluklarının bağımsızlığına kavuşması ve kavuşanların bağımsızlıklarının devamı, Türkiye için stratejik, siyasî ve ekonomik açıdan çok önemlidir. Bu sebeple Türkiye'nin dünya devletleri içinde layık olduğu yeri almasında çok önemli bir fonksiyonu yerine getirecek Türk kültür, dil ve tarih birliğinin araştırılması ve sonuç olarak Türk topluluklarına bu şuurun verilmesi gerekmektedir. Bu projede belirlenen çalışmaların gerçekleştirilmesiyle, bundan sonraki oluşumlarda, ülkemizin hazırlıksız bir durumla karşılaşmaması da sağlanmış olacaktır. Ayrıca fert veya devlet olarak tarihin oluşumunda rol üstlenebilmek, düşünce ve bilgi üretmek, bunları uygulama alanına aktarmak görevini de yerine getirme imkânı bulabileceğiz.

Projenin Gelişimi: 1995 Malî Yılı Bütçesi Yatırım Programı'nda yer alan proje çalışmaları için Yürütme Kurulu oluşturulmuş ve çalışmalar başlatılmıştır.

Türk Tarihinin en eski yazılı kaynakları olan Çin İmparator günlüklerinde Türklerle ilgili kısımlar tercüme ettirilmektedir. Bu tercümeler bitmiş eserleri hazırlanmaktadır.


Türk Dünyası Tarih Atlası hazırlıkları son aşamasına gelmiştir.

Rusya Arşivindeki Türk Tarihiyle ilgili belgeler kataloğu hazırlanmakta olup müsveddesi tamamlanmıştır.

Moskova Şehir Arşivi'nden satın alınan özellikle Ermenilerle ilgili I. Dünya Savaşı öncesine ait Rus konsolos ve elçilik raporları (2743 adet) tercüme ettirilmektedir.

1996-1998 tarihleri arasında Ukrayna Bilimler Akademisi ile ortak gerçekleştirilen Osmanlı dönemine ait Özi Kalesi ve Yerleşimi kazıları sonuçlanmıştır. Kazı sonuçları, bir kitap halinde yayımlanmak üzere çalışmalar devam etmektedir.

1999 tarihinden itibaren de Ukrayna Bilimler Akademisi ile ortak Osmanlı Hamamı ve Evliya Çelebi'de geçen dış sur içinde yer alan küçük hamam ile iç kaledeki minare ve çevresinde ve cami temelinde kazı çalışmaları tamamlanmıştır.

1996-1998 tarihleri arasında Kırgızistan Bilimler Akademisi Tarihçiler Cemaati ile ortak gerçekleştirilen Son-Köl Bölgesinde Balabeyit ve Çondöbü'de İskit, Hun, Göktürk kurganları kazıları sonuçlanmıştır. Kazı sonuçları, bir kitap halinde yayımlanmak üzere çalışmalar devam etmektedir.

1999 tarihinden beri Kırgızistan Bilimler Akademisi Tarihçiler Cemaati ile ortak gerçekleştirilen Oşa bağlı Gülce İlçesinin Günelek köyü ve çevresinde tarihi İpek yolu üzerinde yer alan yerleşimlerde kazılar sonuçlanmıştır.

Türk Tarihinin genelini ele alan 9 ciltlik bir kitap çalışması da baskı aşamasındadır.

Başlangıçtan Günümüze Türk Dünyası projesi çerçevesinde;

 

İSENBİKE TOGAN - GÜLNAR KARA - CAHİDE BAYSAL : Çin Kaynaklarında Türkler: Eski T'ang Tarihi (Chiu T'ang-shu) 194a: "Türkler Bölümü" (Açıklamalı Metin Neşri) isimli eser yayınlanmıştır.

Ayşe ONAT, Sema ORSOY, Konuralp ERCİLASUN tarafından Çin Kaynaklarında Türkler: Han Hane-danlığı Tarihi Bölüm 94 A/B: Hsiung-Nu(Hun) Monografisi isimli eser yayınlanmıştır.

Bölge ile ilgili eserlerden Kırgızların Millî Giysileri = The Kyrgyzs Folk Clothes isimli eser yayımlanmıştır

Kazak yazar Lezzet Tülbasiyeva tarafından kaleme alınan ve Proje Yürütme Kurulu tarafından tercüme ettirilen Kazakların Yaşam Estetiği isimli eser yayımlanmıştır.

Ortaçağda Aktöbe (Aktöbe in The Medieval Ages), isimli eser yayımlanmıştır.

 

http://www.ttk.org.tr/index.php?Page=Sayfa&No=16